top of page

Olympos-Adrasan Likya Yolu - Barış Dönemi

  • Yazarın fotoğrafı: Sbazel
    Sbazel
  • 5 Eki 2023
  • 3 dakikada okunur

Merhabalar,

Uzun süredir yoktum; bir yerlerde idim, ama buralarda değildim.

Bu sebeple bu yazıya başlamam benim için de epey bir zaman aldı. Kendimi tazeleme ve yenileme amacıyla çıktığım ufak bir moladan sonra kendimi anca burada bunları yazıyorken bulabildim. Neyse çok uzatmayayım, uzun bir süredir düşündüğüm fikirlerin devrimi benim için yıllardır yürümeyi hayal ettiğim Likya Yolu'nda oldu. Bu yazımda bu yolu tanıtmak ve yaşadığım değişim, iyileşme veya dönüşümünden bahsetmek istiyorum.



Dr. Niyazi Kurtulmuş Hastanesi- Hadımköy

Dr. Niyazi Kurtulmuş Hastanesi- Hadımköy

Yol'a çıkmadan bir gün önce, 24 saatlik hastane doktoru olarak görevlendirildiğim bu şirin tatlı tarihi hastaneye bayıldım.


Likya Yolu


Patara Limanı yakınlarında bulunan ve 1994 yılında Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından tercüme edilen Stadiasmus Patarensis isimli bir yazıtta Milattan sonra 43 yılında Likya’nın bir Roma eyaleti olduğu belirtilmekte ve bölgede yer alan 69 yol ve 53 şehir listelenmektedir.

İşte Likya Yolu; Bu şehirler arasındaki Kate Clow tarafından tasarlanıp 1999'da hizmete açılan yola deniyor.


Üniversiteyi Antalya'da okurken her sene bu yoldan yürümekle ilgili hayal kurar fakat bir şekilde gerçekleştiremezdim. Kısmet geçtiğimiz haftayaymış çalışma takvimimde; bence tatilin ve Antalya'nın en güzel olduğu eylül ayının son haftasında bir boşluk oluşturup rotayı Olympos'a çevirdim. Açıkçası durup düşünmeye ihtiyacım olan bu dönemde Olympos tatili bana harika gelecekti, hemen biletlemeleri halledip yola koyuldum.


Bu yolun şarkısı bu!



Olympos Yolu

Olympos kavşağına vardığımda saat 22.30 du toplu taşıma bitmişti, aşağıya doğru giden 2 saatlik yolu bu muhteşem ay ve tatlı arkadaşla beraber yürüdüm.


Mercan'a vardığımda beni dost meclisi bekliyordu. Muhabbetler edildi, saatlar tükenince yatmaya doğru koyuldu herkes. Nöbet ve yol yorgunluğumu Olymposun harika gecesinde Uyku Dede şefkatle karşıladı.


Ertesi gün mükemmel bir kahvaltının üstüne Olymposun kumsallarında güneş banyosu yaparak tüm hücrelerimi enerjiyle doldurdum. Ardından yol ile ilgili okumalara başladım. 2000 yıl önceye air şehirlerin hikayesini okumak oraların sokakaları yollarında yürüyecek olmak beni çok heyecanlandırıyordu. İlginç bir şekilde hem bu yol hem de St. Paul Yolu ile ilgili yabancı kaynaklar çook daha fazlaydı, bu topraklara ait kültürlerin en az bizim tarafımızdan sahiplenişi beni üzen bir detay olsa da kendi hayat çizgimde yer açacak olmak beni fazlasıyla bahtiyar ediyordu :)


Olympos Sahil Gece

O günün (Yürüyüşten bir gün önce) akşamı Olympos sahil- Ay ışığı



Yürüyüş


Olmpos -Musa Dağı arası girişi eskiden antik şehirin nekropol kısmından yapılıyorken şimdi Korsan Pansiyon ve Orange Club arasındaki yoldan yapılıyor. Ki zaten bu kısımda tabelalar ve patika yol sizi yönlendiriyor. Korsanı geçip Orange'a döndüğünüzden yolun solunda kalan ağacın solundaki küçük patikayı takip etmeniz gerek.

Dik yamaçlardan çıkıp ince bir yola varınca sola değil sağa doğru gitmek gerekiyor.

Zaten yolun burdan sonraki kısmında her 50m de bir taşlar veya ağaçlarda sarı beyaz işaretleri göreceksiniz. İyi bir tempoyla Musa dağına 2.5 saatte tırmanabilirsiniz yol genel olarak dikey yukarı seyredeceğinden dolayı en fazla su kaybını bu aşamada yaşadım.

Musa dağının tepesindeki Aşık Cafe ye varmadan yarım saat önce Sol tarafta sadece wikiloc ve fiziki haritalarda gözüken Phoinikous (Finike) antik kentine sol a doğru 1 saatlik bir ek sapmayla uğrayabilirsiniz. Şehirde Finike devleti kralı ve aristokratlarının konakladığı tahmin ediliyor olup bugün malesef define kazılarıyla tamamıyla mahvolmuş kral odası ve sarnıçları şehrin arkalarına doğru yürüyünce görebilirsiniz.


Aşık Cafe- Musa Dağı

Aşık Cafe


Aşıkla ettiğimiz sohbette günlük 40-45 arası misafiri olduğunu; misafirlerinin neredeyse hepsinin yabancı olduğunu çoğunlukla Almanya-İngiltere-Avusturya-Bulgaristan-İsrail-Japonya gibi ülkelerden gezginleri çok sık gördüğünü ifade etti.

Gözlemesini yiyip ayranını içtikten sonra bana müsade deyip yoluma devam ettim.


Musa Dağı- Adrasan arası yaklaşık 2.5 saat sürüyor, yol üzerinde kısa kestirmeler yapmak için güzel düzlükler ve manzaralar mevcut.


Phoinikous Antik Kenti

Phoinikous Antik Kentinden doğaya bakış


Musa dağından inişte sizi keçiler toprak araziler, su yolları, ıssız ormanlar ve en sonlara doğru kaya geçidi karşılayacak. Kaya geçisinden geçerken seromoni ile yolu ve başardıklarınızı kutlayabilirsiniz. Artık Jedi olmaya bir adım daha yakınsınız:)


Kaya Geçidi

Kaya Geçidi


Kaya geçidinden sonra yaklaşık yarım saat sürecek bu süreçte size sağınızda hep nar bahçeleri eşlik edecek. Eğer sonbaharda yürüyorsanız o güzelim kızarmış narlardan bir tane almak bence gözünüzün en doğal hakkı olacaktır :)


Wikilocs Kayıtları

Yola ait GPS kayıtlarıma Wikiloc hesabımdan erişebilirsiniz



Son olarak yolda düşünmek için çok fazla fırsatım oldu zaten başka ne yapılabilirdi ki :)

Kendimle baş başa kaldığım kendimi dinlediğim çözüm bulmaya çalıştığım nadir anlardandı, eğer öğrendiklerimi kendime hatırlatacak bir kaç şey söylemek istesem bunlar olurdu heralde


Zorluklar, sınamalar, görevler

Hayatın ta kendisi!

Durgun olmak seni yıpratır

Ancak hareket etmekte yine de zordur

Hareket edecek misin?

Yoksa vazgeçecek misin?

Tercih Senin

Başarı bir adım uzağında

Tek yapman gereken bunu fark etmek



——Yolu takip et Barış!



Yolda olan, yola çıkan herkese selamlar olsun



Yorumlar


bottom of page